Prof. Dr. Nazif Gürdoğan Yazar, Akademisyen

Nisan 2013

2 yazı

2 Nisan 2013, 11:16

PARA HERŞEYDİR DİYEN PARA İÇİN HERŞEYİ YAPAR

============================================== Batı dünyasında seküler kültür, kutsal kültürün yerini altı. İki yüzyıl boyunca, bütün dünyada sekülerleşme rüzgarları estirildi. Seküler kültürün para ticaretine dayanan, faiz odaklı, paradan para kazanma yöntemleri, Wall Street'ten, bulaşıcı bir hastalık gibi, bütün dünyaya yapıldı. İrlanda'dan Kıbrıs'a, Singapur'dan Malatya'ya kadar, büyük küçük, bütün ülkelerin kentleri, küresel bankalar tarafından baştan sona işgal edildi.

*

Toplumlar kutsal kültürle bağlarını kopararak, güzelliği arama aşklarını yitirirlerse, Cahit Zarifoğlu'nun bir şiirinde vurguladığı gibi: 'Sokaklar banka dükkanlarıyla' dolar. Bütün ülkelerde bankalar, ekonomik yapının olduğu kadar, kültürel dokunun da omurgasını oluşturuyorlar. Dünyada alınıp satılan bir dolarlık ürüne karşılık, on dolarlık para alınıyor, para satılıyor. Ülkeler arasında ürün ticaretinin kat kat fazlası, para ticareti yapılıyor.

*

Ticaret ekonominin, ekonomi hayatın temelidir. Ticarette kazananlar, kazandırırlar. Ticaretin olduğu yerde savaş olmaz. Ancak belirleyici olan, ekonomi değil, kültürdür. Kutsal kültürde ürün, seküler kültürde para ticareti özendirilir. Kutsal kültürle yoğrulan ekonomilerin odak noktasında ürün ticareti vardır. Seküler kültürün oluşturduğu ekonomilerin merkezinde ise, paradan para kazanan, para ticareti yer alır.

*

Paranın değeri, paraya değer verenlerden kaynaklanır. İnsanlar parayı ayaklarının altında tutmayı başarırlarsa, reel ekonomilerini güçlendirirler. Parayı insanlar başlarının üstüne koyarlarsa, sanal ekonomilerini büyütürler. Bunun için, bütün dünyada parayı değerlendirmenin, paraya sahip olmaktan çok daha önemli olduğu vurgulanır. Bu yüzden, her ülkede 'para iyi bir memur, kötü bir amirdir' denilir.

*

Seküler kültürde insan para kazanmak için vardır. Kutsal kültürde, para, insan kazanmak için kazanılır. Seküler kültürde para hereydir, denildiği için, para için herşey yapılır. Paraya odaklanan seküler kültür, bankalarıyla, borsalarıyla, yedi yıldızlı otelleriyle, bütün dünyayı büyük bir 'Las Vegas'a dönüştürmüştür. Dünyanın neresinde yaşarsa yaşasın, seküler insanın en değerli ve en önemli gıdası, döviz kurları ve borsa endeksleridir.

*

Kutsal kültürde fiziksel reel ekonomi büyütülürken, seküler kültürde finansal sanal ekonomi büyütülür. Reel ekonomi barışa giden yollara, sanal ekonomi savaşa giden yollara yerini boyutlar kazandırır.

*

Dünyada paranın artışına paralel olarak sorunlar artar. Tarihin her döneminde para savaşın hem anası hem babası olmuştur.

*

Para ticareti, küresel ekonominin, küresel sanayisidir. Ancak paranın azı kâr, çoğu zarardır.

*

Parayı denetenler, dünyayı yönetirler.

*

Para para olarak bilinirse paradır.

*

Para alınmaz, satılmaz, kazanılır.

*

Para amaç değil araçtır.

10 Nisan 2013, 08:43

Genç simyacılar

Genç simyacılar Küre dünyanın yerini alan kare dünyada, mükemmeli arayanlar, yöneticilerden daha çok genç girişimciler olacaktır. Dünyanın sınırlı kaynaklarını, en verimli, en yararlı ve en adil biçimde değerlendiren girişimciler, kare dünyanın yeni fatihleridir. Simyacıların metalleri altına çevirmeye çalışmaları gibi, girişimciler de rüyaları, ürünlere dönüştürmeye çalışırlar. Mükemmeli arayan girişimcinin avuçladığı toprak altın olur.

*

Sanayi sonrası, yenilik ekonomilerinde, kuruluşların gücü; sahip oldukları çok katlı binalarından değil, değişik yönetim kademelerinde yer alan, girişimci nitelikli çalışanlarından kaynaklanır. Mükemmeli arayış yarışında, binalara verimsiz yatırım yapan kuruluşlardan daha çok genç girişimcilerin buldukları yenilikleri destekleyen kuruluşlar başarı kazanırlar. Yeniliğe yapılan yatırım, en önemli verimlilik kaynağıdır.

*

Kurum içi ya da kurum dışı, genç girişimcileri yenilik yapmaya özendirmeyen kuruluşlar, kendilerini yenileyemezler. Kuruluşlar yenilik yapmasını bilen girişimcilerle, yeniliğe giden yolları açarlar. Kuruluşlarda her girişimci bir yöneticidir, ancak her yönetici bir girişimci değildir. Her kuruluşta yöneticiler birbirlerine benzerken, girişimciler birbirlerine benzemez, özgündürler.

*

Kuruluşlar yenilenerek gelişirler, gelişerek yenilenirler. Kuruluşlarda yenilenmeye direnilmez, yenilenme yönetilir. Yenilenebilirliği yönetemeyen yöneticiler, kuruluşlarına sürdürülebilirlik kazandıramazlar. Yenilik yapmasını bilen girişimciler bütün ülkelerde, üretimde köklü dönüşümleri başlatan, yeniliklerin lokomotifleri olurlar. Kare dünyanın simyacıları girişimcilerdir.

*

Kare dünyada, çok büyük kuruluşlardan önce, çok yenilikçi kuruluşlar, ekonomik yapıyla birlikte kültürel dokuyu dönüştürmede çığır açarlar. Nasıl sürat tekneleriyle, dev kravaziyerlerin yarışması mümkün değilse, yenilikçi küçük kuruluşlarla, yenilikten korkan büyük kuruluşların, rekabet etmeleri mümkün değildir. Küre dünyada 'Büyük balık, küçük balığı', kare dünyada 'yenilikçi balık, büyük balığı' geçer.

*

Mütevellih Heyeti Başkanı Hüseyin Şimşek'in öncülüğünde kurulan Maltepe Üniversitesi'nin geniş kampüsünde, açılış konuşmalarını, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Davut Kavranoğlu ve Rektör Prof. Dr. Kemal Köymen'in yaptığı, 'Uluslararası Genç Girişimciler Kongresi'nde, İİBF'nin öğrencileri, değişik ülkelerden gelen öğrencilerle, 'Genç Girişicimilerin Dünü, Bugünü ve Yarını'nı tartıştılar.

*

Girişimciler, kare dünyayı pasaportsuz dolaşırlar. Onların pasaportları, rüyalarını gördükleri ürünleri, hizmetleri ve yenilikleridir.

*

Girişimcilerin rüyaları gerçekleşir. Girişimciler, gerçekleşmeyecek rüyaları görmezler.

*

Girişimcilik sanatların en eskisi, bilimlerin en yenisidir.

*

Girişimci aklıyla arar, gönlüyle bulur.

*

Girişimcilikte karamsarlık yoktur.