Prof. Dr. Nazif Gürdoğan Yazar, Akademisyen

Mayıs 2014

1 yazı

26 Mayıs 2014, 09:45

Yedi Güzel Adamdan Biri

Yedi Güzel Adamdan Biri (Prof. Dr. Nazif Gürdoğan) İlim Yayma Cemiyeti İstanbul Şubesi mezunlarına ve mensuplarına önemli bir vefa örneği göstererek güzel insanları bir araya getirmeye devam ediyor. Bir klasik olma yolunda mesafe kat eden “Vefa Buluşmaları”nın bu seferki konuğu yedi güzel adamdan biri olarak kabul edilen Prof. Dr. Ersin Nazif Gürdoğan hocamızdı. İsmail Niyazi Kurtulmuş Yüksek Öğretim Öğrenci Yurdunun mistik salonunda gerçekleşen sohbette eskiye namzet ayın etrafındaki haleler misali kuşatılmış misafirimizin kelamı sona erdiğinde, katılan herkesin yüzünde alınan hissenin güzelliği, bereketi ve şavkı yansıyordu. Görünmeyen Üniversite adlı kitabından bahsederek sohbete başlayan Ersin Nazif Gürdoğan, tasavvufun, klasik kültürün yaşayanlar tarafından yeniden yorumlanabilmesi için önemli bir kaynak oluşturduğunu, tasavvufun modern hayatı yeniden yorumlayabilecek en güçlü yapı olduğunu örnekleri ile beraber dinleyenlerle paylaştı. Hayatın her alanında öncü, girişimci, risk almayı seven ve cesur olan bir gençliğin yetişmesi gerektiğini belirterek İstiklal marşı “Korkma!” diye başlayan tek millet bizleriz; ama en çok korkak, ürkek yaşayan, sürekli düşman üreterek birbirine güven duymadan yaşayan millet de biziz. Biz, hâlâ Sakarya Savaşından sonraki bizi Ankara’dan da çıkarırlar mı korkusunu içimizden atamadan yaşıyoruz, diyerek sözlerini sürdürdü. Arı Kovanının Dışına Çıkamayan Bal Yapamaz Ufku geniş nesillerin, yaşadığı coğrafyaya iz bırakarak dünyadan göç edeceğini belirten Sayın Gürdoğan, başka yerde şubemiz yoktur, anlayışı ile hiçbir yerde var olamazsınız. Her yerde var olamayan, bir yerde var olamaz. Türkiye’de var olmanız için İstanbul’da olmalısınız. Hedefiniz Avrupa ise Londra’da olmalısınız. Dünyada olmak istiyorsanız Newyork’ta, Pekin ve Tokyo’da olmalısınız. Zira balık gölüne göre büyür. Fakat büyürken gönülden uzak ve esrik olmak bir Müslüman’a yakışmaz. Tasavvufi kültürü modern kent hayatı içerisine katıp, dünyanın birikimini alıp Yunus, Mevlana, Hacı Bektaş, Hacı Bayram gibi gönül erlerinin izinde bize bırakılan mirası yeniden yorumlamalıyız. Aklı başında ve aynı zamanda aklı gönlünde olan adamlarla yeni bir dünya kurulabilir. Büyük bir mirasın fertleri olan bizler, küçük şeylere takılıp kalmak yerine enginlere sığmayan coşkun bir gönülle say u gayretimizi artırmalıyız. Doğulan değil doyulan yerin vatan addedildiği çağımızda dar alanda kendi kabuğunda kalanlar büyük şarkılar söyleme sevdasına erişemez. Gelişirken de kendi kültürümüze ait manevi dünyamızın büyüklerinin aziz hatırasına acz getirecek davranışlardan kaçınmalıyız. Bu şekilde özetleyebileceğimiz, her cümlesi adeta bir manifesto olan, kültürün dinamiklerine dönük canlı ve ilgi uyandıran sohbet sonrasında dinleyenlerden gelen sorularla program bir müddet daha devam etti. Geceye yayıncılık faaliyetleri, yazıları ve kültürel etkinliklerinden tanıdığımız Mehmet Kamil Berse Bey de iştirak etti, kısa da olsa kendisini dinleme fırsatı bulan konuklar dağılmadan önce iki misafirimize İYC Genel Merkezi Eğitim Müdürü Recep Kabakçı ve İYC İstanbul Şubesi Genel Sekreteri İsrafil Kömürcü tarafından hediyeler takdim edildi.