Prof. Dr. Nazif Gürdoğan Yazar, Akademisyen

Ekim 2015

34 yazı

1 Ekim 2015, 13:16

YAHYA KEMAL'in dediği gibi:"Türkler için dağ Balkan Nehir Tuna'dır."

YAHYA KEMAL'in dediği gibi:"Türkler için dağ Balkan Nehir Tuna'dır." Tuna Dicle'nin İdil Fırat'ın Sakarya Seyhun'nun Kızılırmak Nil'in kardeşidir. Batı'dan Doğu'ya akan Tuna Doğu'dan Batı'ya giden Türklerin özetidir.

2 Ekim 2015, 15:58

MÜGİM Maltepe Üniversitesi'nin girişimci yetiştirme ve iş

MÜGİM Maltepe Üniversitesi'nin girişimci yetiştirme ve iş geliştirme merkezidir.Girişimcilik gençlere balık dağıtmak değil,balık tutmasını öğretmektir.Balık tutmasını öğrenen gençler iş isteyen gençler değil,iş veren gençler olurlar.

2 Ekim 2015, 20:44

Çocuklar babalarını çıraklar ustalarını geçmezlerse

Çocuklar babalarını çıraklar ustalarını geçmezlerse hiçbir alanda gelişme olmaz.bunun için herkesin yedi günde sekiz gün ürün hizmet bilgi üretmesini öğrenmesi gerekir.Öğrenme özürlülerle hiç bir yere gidilmez.

4 Ekim 2015, 20:42

SEZAİ KARAKOÇ'un YİTİK CENNET'İ çağdaş bir FÜSUS'tur

SEZAİ KARAKOÇ'un YİTİK CENNET'İ çağdaş bir FÜSUS'tur. Peygamberler tarihi insanlığın tarihidir.İnsanlığın ne kadar öyküsü varsa hepsi peygamber öykülerinin değişik zamanlarda değişik yerlerdeki tekrarlarıdır.KARUN'larla HARUN'lar her yerdedir.

8 Ekim 2015, 16:24

Savaşsız bayramlar bayramını bulmak.Savaşta babalar

Savaşsız bayramlar bayramını bulmak.Savaşta babalar çocuklarını barışta çocuklar babalarını mezara koyarlar. Dünya çocukların kurban edilmediği bayramlar bekliyor. Müslümanlar Müslümanlara hesaplanamaz akılalmaz zararlar veriyor.Müslümanların Müslümanlardan başka düşmanları yok.Akılsız yöneticilerin iktidar savaşları İslam dünyasını kan gölüne dönüştürdü.

8 Ekim 2015, 16:33

Bir kurum ve kuruluşta görev sahibi sorumluluk

Bir kurum ve kuruluşta görev sahibi sorumluluk taşıyan iki yönetici her zaman tek yönetciden daha doğru daha sağlıklı daha ölçülü karar verir. Bir kişinin aklı iki kişinin aklından daha üstün değildir. Ortak akıl yanlışta birleşmez.Ortak akıl için yol birdir.

9 Ekim 2015, 23:07

"Görünmeyen Üniversite"lerde hemen ölecekmiş

"Görünmeyen Üniversite"lerde hemen ölecekmiş gibi tüketilir.Hiç ölmeyecekmiş gibi üretilir. Yoksullar gibi yaşamak bir erdemdir.Yoksulluk bir erdem değildir.Yoksulluğun üstesinden yalın yaşamasını bilenler gelir.Yalınlık derinliktir.

10 Ekim 2015, 13:31

Amerika'nın Ortadoğu'daki çırağı İsrail ustası gibi

Amerika'nın Ortadoğu'daki çırağı İsrail ustası gibi terörü bir devlet politikasına dönüştürdü.Arap dünyasını kalbine bir hançer gibi saplanan İsrail Ortadoğu'yu Filistinleştirdi.Devlet şiddetle değil hukukla ayakta kalır. İsrail devleti şiddet uzmanı general politikacılar devletidir.

10 Ekim 2015, 23:40

BATI İSLAM DÜNYASINDA TERÖRÜ KÖRÜKLÜYOR

========================================== Dünyanın her yerinde, ülkelerin yangın alanına dönüşmesini önlemede, en büyük sorumluluk aydınlara düşer. Aydınlar görevlerini yerine getirmezlerse, bir ülkedeki yangın, bütün ülkelere sıçrar. Julien Benda’nın, “Aydınların ihaneti” kitabında vurguladığı gibi, Avrupalı aydınların iki dünya savaşı arasında, Avrupa’da yükselen emperyal ve milliyetçi akımların yükselişini, engellemedeki başarısızlıkları, bütün Avrupa’yı kan gölüne çevirdi.

*

Avrupalı ve Asyalı ülkeler farkının, ortadan kalktığı kare dünyada, İslam dünyasının yangın alanına dönüşmesinden yalnızca Avrupalı ya da Asyalı aydınlar değil, kare dünyanın bütün aydınları sorumludur. Aydınlar kendi inançları ne olursa olsun, bütün toplumların inançlarına saygı göstermek zorundalar. İnanç haklarının olmadığı bir dünyada insan hakları olmaz. İnsan haklarının güvence altına alınması gerekir. En önemli insan hakkı inanç hakkıdır.

*

Batı dünyası, İslam dünyasındaki sorunların boyutları ne olursa olsun, seküler dayatmacılığı bir kenara bırakıp, “herkesin inancı kendine, kimse kimsenin inancını küçümseyemez”, demesini öğrenmelidir. Avrupa’da seküler kültürün yıldızının parlaması, kutsal kültürün ışığının söndüğü anlamına gelmez. Avrupa ve Amerika, İslam dünyasına silah zoruyla, seküler din ihracından vazgeçmezse, Bağdat, Sana, Şam ve Kabil’deki savaşı, Paris, Londra, Berlin ve New York’ta taşır.

*

“İslam Uygarlığının Buhranı” kitabında, “Son evrensel İslam Devleti olan Osmanlı İmparatorluğu’nun hazin parçalanışı, ardından Avrupa sömürge imparatorluklarının elli yıl içinde dağılmasıyla, Müslüman ülkelerin ulus devletlere dönüşme sürecini tamamlandı” diyen Bağdatlı aydın Prof. Dr. Ali A. Allawi, İslam’ın Orta Doğu’da toplumsal hayatın ana kaynağı olduğunu önemle vurgular. Ancak seküler dünyanın büyüsüne kapılan, İslam dünyasının dayatmacı yöneticileri ve batıcı aydınları, Batı dünyanın seküler güçleriyle el ele vererek, İslam dünyasını, büyük bir enkaza dönüştürdüler.

*

İslam dünyası hem içeriden hem dışarıdan gelen seküler saldırılardan, çok büyük, çok derin yaralar aldı. Sekülerleşme şoku, tarihe yabancılaşma, İslam’ı algılama ve uygulamada ortaya çıkan ayrılıklar, İslam dünyasında geçmişte görülmeyen bir parçalanmaya yol açtı. İslam dünyasının ilk terörist oluşumları, “Hariciler” ve “Haşhaşiler” dünyanın her yanında, yayılmacı işgal güçlerine direnmenin ilham kaynağı oldu. İslam dünyasında yenilenme yolu elbirliğiyle kapanınca, şiddet politika oldu.

*

İslam İspanya’dan bütünüyle, Doğu ve Kuzey Avrupa’dan kısmen çekildiği Batı dünyasına, beklenmedik bir biçimde geri döndü. Aslında İslam Avrupa’yı hiç bırakmadı. Avrupa İslam dünyasından ayrılmak zorunda kaldı.

*

Batı dünyasının karşısında, Filistin gibi, yakılmış, yıkılmış, ancak inancını ve direncini yitirmemiş bir İslam dünyası var.

*

Batı dünyası Müslüman ülkeleri Filistinlileştirerek Batı dünyasının güvenliğini sağlayamaz.

*

Amerika Orta Doğu’yu Filistinlileştirmeyi bırakıp, İsveçleştirmeye bakmalıdır.

*

Kare dünyada her ülkenin işgale direnme hakkı tartışılmaz.

*

İslam dünyasında onlarca İsviçre vardır.

*

Norveç olmak her ülkenin hakkıdır.

14 Ekim 2015, 12:17

İŞİNİN BAŞINDAN AYRILMAYAN GİRİŞİMCİ SAİD ÖZADALI GİBİ "DİLRUBA"YI ADIYAMAN'DAN İSTANBUL'A,İSTANBUL'DAN NEW YORK'A TAŞIR

DİLRUBA'DA HEM KARINLAR HEM GÖNÜLLER DOYURULUR.DİLRUBA TATLI DİL GÜLER YÜZDÜR.

16 Ekim 2015, 10:26

Sanayi toplumu olmayı başaran Türkiye'yi bilgi

Sanayi toplumu olmayı başaran Türkiye'yi bilgi toplumuna üniversitelerin öncülüğünde Menderes Akar ve Abdullah Yılmaz gibi Anadolu'nun aydınlık yüzlü girişimcileri dönüştürecektir. Girişimcilerin avuçladığı toprak altın olur.Onlar kazandırırken kazanırlar,kazanırken kazandırırlar.Onların dünyasında karamsarlığa,kötümserliğe,ümitsizliğe kesinlikle yer yoktur.

16 Ekim 2015, 20:37

MENDERES AKAR ve ABDULLAH YILMAZ ürettikleri

MENDERES AKAR ve ABDULLAH YILMAZ ürettikleri tezgahlarla Anadolu Girişimcisinin bilgi ve birikimini bütün dünyaya taşıyorlar.YILMAZ MAKİNA'nın üretim hattından bir görüntü.Sanayi sevdalısı EMİN ÜSTÜN deneyimlerini paylaşmaktan büyük mutluluk duyuyor.

17 Ekim 2015, 10:20

YILMAZ MAKİNA SANAYİ'NİN YILMA BİLMEZ KURUCU VE YÖNETİCİLERİYLE BİRLİKTE. MAKİNARININ İHRAÇ EDİLDİKLERİ ÜLKELERİ

GÖSTEREN DÜNYA HARİTASINDA GİDİLMEMİŞ ÜLKE YOK.KARE DÜNYANIN YENİ FATİHLERİ DÜNYAYI BİR KIZILELMA GİBİ GÖREN GİRİŞİMCİLERDİR.

17 Ekim 2015, 11:38

Nasıl Londra'sız İngilter,Paris'siz Fransa,Berlin'siz

Nasıl Londra'sız İngilter,Paris'siz Fransa,Berlin'siz Almanya olmazsa,İstanbul'suz Türkiye olmaz.İstanbul Türkiye'nin özü ve özetidir.İstanbul'dan yalnızca Türkiye değil,bütün ülkeler görülür.İstanbul Türkiye'nin üstüne doğan hiç batmayan güneştir.Bir rüyadır İstanbul.

17 Ekim 2015, 14:32

Türkiye değişmeden değişmesini öğrenmek zorundadır

Türkiye değişmeden değişmesini öğrenmek zorundadır. Bir ülke ne kadar hızlı değişirse o kadar aynı kalır.Değişime direnilmez,değişim yönetilir.Maltepe Üniversitesi değişime direnen gençler değil,değişimi yöneten gençler yetiştirir.

17 Ekim 2015, 14:48

Katillerin,canilerin ,gökten ölüm yağdıran canlı bombaların

Katillerin,canilerin ,gökten ölüm yağdıran canlı bombaların kahramanlar gibi dolaştığı Ortadoğu'da aranılan barış Konya'dadır. Bütün dünya "Bizim Dergahımız Ümitsizlik Dergahı Değildir"diyen Mevlana'yı özlüyor.Ortadoğu Mesnevi'de yeniden doğmalıdır.

17 Ekim 2015, 20:05

İslam medeniyeti iki dünya medeniyetidir."Ya dünya ya ötedünya" demez

İslam medeniyeti iki dünya medeniyetidir."Ya dünya ya ötedünya" demez, "hem dünya hem ötedünya" der.Dünya ötedünyanın atölyesidir.Dünyada üetilmeyen ötedünyada tükeilmez.Anadolu girişimcileri Koca Sinan gibi inşa etmek,Büyük Yunus gibi yaşamak zorundadır.

17 Ekim 2015, 20:20

Dünyada değişim rüzgarları eserken,değişime direnenler duvar örerler.Değişimi yönetenler rüzgar santralı…

Dünyada değişim rüzgarları eserken,değişime direnenler duvar örerler.Değişimi yönetenler rüzgar santralı kurarlar.Hiçbir kurum ve kuruluş durduğu yerde durmaz.Bir kurum ve kuruluşta gelen gün geçen günden küçük olursa kötüye,gelen gün geçen günden büyük olursa iyiye gider."İki günleri birbirlerine eşit olanlar" bile zarardan kurtulamazlar.

18 Ekim 2015, 18:37

İSRAİL AMERİKA'NIN ELİNDE ORTADOĞU'YA SAPLANAN KILIÇTIR

===================================================== Türkler kendilerini Kudüs'ün sahipleri olarak değil,bekçileri olarak görmüşler.Bu yüzden Ortadoğu'da "Osmanlı Barışı" fasılasız dört asır sürmüştür.Kudüs'ün sahipleri peygamberlerdir.Kudüs kutsal kültürün vatanıdır.Kutsal kültür adına ne varsa hepsi Ortadoğu'dan ithal edilmiştir.Kudüs'te tankla yürüyenler nükleer başlıklı füzelerle durdururlar.İsrail Amerika'nın elinde Ortadoğu'nun kalbine sapladığı kılıçtır.Amerika ve İsrail el ele vererek Ortadoğu'yu Balkanlaştırdılar.

18 Ekim 2015, 19:01

Yahya Kemal'in vurguladığı gibi:"Anadolu İnsanı Viyana'ya Mesnevi

Yahya Kemal'in vurguladığı gibi:"Anadolu İnsanı Viyana'ya Mesnevi Okuyarak"gitmiştir.Mesnevi "Eski Satanların Zamanı Geçti.Biz Yeniler Satıyoruz.Bugün Pazar Bizimdir" diyenlerin kitabıdır.Mesnevi "Bulanmadan Donmadan Akar.Her Gün Bir Yerden Bir Yere Konar."

19 Ekim 2015, 21:14

M.Z.K.HOCAEFENDİ CUMHURİYET DÖNEMİNDE GELMİŞ BİR HORASAN ERENİYDİ.CUMHURİYET DÖNEMİNDE GELMİŞ BİR OSMANLI SULTANI

OLAN ÖZAL ONUN SEVGİ HALKASINDA YER ALAN GÖNÜL İNSANLARININ BAŞINDA GELİR.TASAVVUF SEVGİYLE SİLAHLANMAKTIR.SEVEN SEVİLİR. TASAVVUF YOKSULLAR GİBİ YAŞAMAKTIR. ANCAK YOKSULLUK TASAVVUF DEĞİLDİR. KERAMETLE DEĞİL FERAGATLE DERVİŞ OLUNUR.

21 Ekim 2015, 18:56

Girişmciler yüzyıl sonrasını görürler.Geleceği bugüne

Girişmciler yüzyıl sonrasını görürler.Geleceği bugüne taşırlar,herkesin baktığına bakarlar,kimsenin düşünmediğini düşünürler.Onların başarısı bir uca bağlanıp kalmaktan değil,iki uca birden dokunmaktan kaynaklanır.

23 Ekim 2015, 17:54

Ağaçlar budanmazlarsa meyva vermezler.İş dünyası da

Ağaçlar budanmazlarsa meyva vermezler.İş dünyası da sürekli yenilenmezse Almanya kalitesini Çin maliyetini yakalayamaz.İş dünyası gelirlerin peşinden arslanlar gibi koşmasını,giderlerden ceylanlar gibi kaçmasını öğrenmelidir.

24 Ekim 2015, 10:15

DÜŞÜNCENİN DERVİŞİ OLMAYAN EYLEMİN VELİSİ OLAMAZ. VELİLİK KERAMETLE DEĞİL FERAGATLE OLUR.TASAVVUF EL AÇANLARIN DÜNYASI DEĞİL EL AÇILANLARIN DÜNYASIDIR

VERENLERE VERİLİR.VEREN ELLER ALAN ELLERDEN ÜSTÜNDÜR. "GÖRÜNMEYEN ÜNİVERSİTE"PANELİNDEN BİR GÖRÜNTÜ.

24 Ekim 2015, 19:38

Anadolu'yu harmanlayan Türkiye'nin bayrağını dünyaya taşıyan

Anadolu'yu harmanlayan Türkiye'nin bayrağını dünyaya taşıyan yeni akıncılar Emin Üstün,Cevat Kır,Murat Yücetürk,Mehmet Kamil Berse,Kemal Üstün,Ali Osman Öncel, Kadir Kır,Musab Üstün.Onlar Anadolu insanına balık tutmasını öğreterek ömür boyu doyuruyorlar. ,

24 Ekim 2015, 19:48

Girişimci dediğin uzakları görmeli,tuttuğunu koparmalı girişimcinin eli

Girişimci dediğin uzakları görmeli,tuttuğunu koparmalı girişimcinin eli. Girişimci arayan Silikon Vadisi'ne gitmeye kalkmasın Anadolu'ya baksın. Anadolu insanı avuçladığı toprağı altına çevirir sıktığı taşın suyunu çıkarır.

24 Ekim 2015, 20:56

Girişimciler "Bahçe biziz gül bizdedir" demesini bilen öncülerdir

Girişimciler "Bahçe biziz gül bizdedir" demesini bilen öncülerdir. Onlar herkesin baktığına bakarlar kimsenin görmediğini görürler. Ürettikleri yeni ürünlerle ekonomik yapı ve kültürel dokuda köklü dönüşümlere yol açarlar.Gerçek devrimciler girişimcilerdir. Ford'un devrimi dünyayı değiştirdi.Lenin'in devrimi yetmiş yılda bitti.

24 Ekim 2015, 21:02

Her ülke kendi girişimcileriyle kendi Silikon Vadisi'ni kurmak

Her ülke kendi girişimcileriyle kendi Silikon Vadisi'ni kurmak zorundadır.Dünyayı dönüştüren girişimciler Silikon Vadi'lerinden çıkar.Girişimcilik bir sermaye işi değil bir proje bir yenilik işidir. Steve Jobs'ın "akıllı telefonu" ile bilgisayar ve kamera cebe girdi.

24 Ekim 2015, 21:16

GİRİŞİMCİLER KARE DÜNYANIN SİMYACILARIDIR

========================================= Seksenli yılların ilk yarısına kadar ihtiyacı olan ürün ve hizmetleri dış pazarlardan karşılayan Türkiye, ikinci yarısından sonra da ürettiklerini bütün dünyaya pazarlamaya başladı. Devletin bütün kurum ve kuruluşlarıyla ekonominin içinde olduğu bir yapıdan, düzenleyici ve denetleyici olduğu bir yapıya dönüştürülmesi, Anadolu insanının girişimci gücüne yeni boyutlar kazandırdı.

*

İkibinli yılların Türkiye'si artık ekonomik olduğu kadar kültürel alanda da herşeyi Batı ülkelerinden ithal eden bir ülke değildir. Çalışma alanı ne olursa olsun, yeri ve zamanı gelince, dünyanın başarılı şirketleriyle ortaklık yapmasını bilen Anadolu'nun aile şirketleri, ürün, hizmet ve bilgi üretiminde Avrupa standartlarını yakalama yolunda çok önemli adımlar attılar.

*

Anadolu'nun zengin hammadde ve insan kaynaklarını ürün ve hizmetlere dönüştürmesini bilen Türk girişimleri, kendilerine dünya pazarlarında sağlam bir yer tutmasını başardılar. Onlar bugün devletten yardım değil, bütün kurum ve kurallarıyla serbest rekabet ortamının düzenlenmesiyle, haksız kazançların önlenmesini istiyorlar.

*

Türkiye Katılım Bankaları Birliği Yöneticisi Osman Akyüz ve Yardımcısı Osman Nihat Yılmaz'ın öncülüğünde düzenlenen "Beyin Fırtınası" toplantısına katıldım. Türkiye'de yirmi yıllık bir geçmişe sahip olan, benim de on yılı aşkın bir süre yönetimlerinde yer aldığım, özel finans kurumlarından yirmiye yakın yöneticiyle bir gün boyu "Finans Kurumlarının Yönetim Stratejisinde Girişimcilik ve Girişim Kültürünün Ulaştığı Yeni Zenginlikler"i tartıştık.

*

Dünyayla ekonomik ve kültürel ilişkileri geliştirme sürecinde, bankaların yeniden yapılandırılmasında, kararnameyle kurulan "Özel Finans Kurumları", Bankalar Kanunu kapsamına alınarak, "Katılım Bankaları" adıyla yasal bir statüye kavuştular. Onlar Türk ekonomisinin yetmiş sente muhtaç olduğu bir dönemde, özellikle Arap ülkelerinin sermayelerini Türkiye'ye çekmek amacıyla kuruldular.

*

Yeni isimleriyle "Katılım Bankaları" faize dayanmayan fon toplama ve değerlendirme yöntemleriyle, Anadolu insanının bankalara gitmeyen tasarruflarının değerlendirilmesinde yeni bir çığır açtılar. Onların topladığı fonların kendilerine özgü finansman yöntemleri, Anadolu'nun girişim kültürüne yeni boyutlar kazandırma yanında, binlerce girişimcinin ürettiği ürün ve hizmetleri de dünyaya tanıttılar.

*

Dünyadaki sermaye hareketlerinin büyük bir hız ve yoğunluk kazanması, yalnızca Müslüman ülkelerde değil, Batı dünyasının önde gelen birçok bankasında da faizsiz finans sisteminin ilke ve yöntemlerinin benimsenmesini sağladı. Artık Türkiye'de de yatırımları olan pek çok Batı bankası, hem faizsiz fon topluyor, hem de kaynaklarını faizsiz yöntemlerle değerlendiriyor.

*

Ülkelerin ekonomik gücü, girişimcilerin yolunu genişleten ve onlara sermaye sağlayan finans kuruluşlarına dayanır.

*

Serveti sermayeye girişimcilerle birlikte finans kuruluşları dönüştürür.

27 Ekim 2015, 08:20

Yeni Ortadoğu'nun sorunları eski paradigmayla çözülmez.Ortadoğu'da

Yeni Ortadoğu'nun sorunları eski paradigmayla çözülmez.Ortadoğu'da barış MedineDemokrasi'siyle inşa edilir.Ortadoğu bilgeliğin vatanıdır. Bütün insanlığı kurtaracak olan Nuh'un Gemisi Ortadoğu'dadır."Işık Doğudan gelir." Bilgeliğin anavatanı Ortadoğu'dur.

27 Ekim 2015, 13:53

TRT KENT RADYODA USTA İLETİŞİMCİ SANİYE ÖZTÜRK'ÜN SUNDUĞU PROGRAMDA "İNSAN VE MEDENİYET" SÖYLEŞİSİ. İNSANIN OLMADIĞI YERDE MEDENİYET OLMAZ.İNSANLIĞIN

ATİNA ODAKLI MEDENİYETTEN KUDÜS ODAKLI MEDENİYETE SERÜVENİ DEVAM EDİYOR.TEK MEDENİYET VARDIR:"HAKİKAT MEDENİYETİ."BÜTÜN MEDENİYETLER HAKİKAT MEDENİYETİNİN TÜREVLERİDİR. https://www.dropbox.com/s/4vy9zcbv1qnnxlc/IST_R1_2015.09.05_10.05_INSAN_VE_MEDENIYET_NAZIF_GURDOGAN_1.mp3?dl=0 https://www.dropbox.com/s/vsv6851r22c9ggc/IST_R1_2015.09.12_10.05_INSAN_VE_MEDENIYET_NAZIF_GURDOGAN_2.mp3?dl=0

29 Ekim 2015, 19:55

ORTAKLIK KÜLTÜRÜ PAYLAŞMA KÜLTÜRÜDÜR. PAYLAŞMASINI BİLEN KURULUŞ PAYLAŞILMAZ. PAYLAŞMASINI BİLENLER NALINCI KESERİ GİBİ

"HEP BANA HEP BANA"DEMEZLER,BİR TESTERE GİBİ:"BİR SANA BİR BANA"DERLER.ORTAKLIKTA "KAZAN KAZANDIR"STEATEJİSİ GEÇERLİDİR. KAZANDIRMAYANLAR KAZANAMAZLAR.

30 Ekim 2015, 18:30

İŞ DÜNYASINDA ÜNİFORMA DEĞİL FORMA GİYİLİR.KARE DÜNYADA BÜTÜN KURUM VE KURULUŞLAR BİR ORDU GİBİ DEĞİL BİR FUTBOL TAKIMI GİBİ ÖRGÜTLENMELİDİR.YİRMİBİRİNCİ YÜZYILDA DÜNYANIN

HİÇ BİR YERİNDE HİYERARŞİK VE BÜROKRATİK İŞLETMELERE KESİNLİKLE YER YOKTUR.ARTIK "ARTIK BÜYÜK BALIK KÜÇÜK BALIĞI YUTMUYOR" da "HIZLI KÜÇÜK BALIKLAR BÜYÜK BALIKLARI YUTUYOR."

31 Ekim 2015, 19:56

Demokrasinin merkezinde etik değerler vardır.Etik değerlere savaş açılmaz

Demokrasinin merkezinde etik değerler vardır.Etik değerlere savaş açılmaz. Etik değerleri ayaklar altına alanlar ayakların altında kalırlar.Etik insanın kendisini bilmesidir.Kendini bilen iki dünyada da hesaba çekileceğini bilir.