SAVAŞ KIŞKIRTICISI KIRMIZI EKONOMİDEN BARIŞ ÖZENDİRİCİSİ YEŞİL EKONOMİYE GEÇMEK
Dünyanın önde gelen bütün ülkelerinde, her yıl düzenlenen toplantılarla, yeryüzü ölçeğinde etkilerini gösteren, çevresel ve ekonomik krizler tartışılmaktadır. Doğal bilimlerin etki ve tepki yasasıyla, birbirlerini büyüten krizlerin, ortak paydasını sonu gelmez açgözlülük oluşturmaktadır. Dünyayı bir bulaşıcı hastalık gibi kuşatan, sınır tanımayan savurganlık, bütün ülkelere her alanda, büyük bedeller ödeten, krizlere sürüklemektedir.
*
Küresel krizlerin üstesinden gelmek için, yoksul ya da zengin bütün ülkelerin, Kırmızı ekonomiden Yeşil ekonomiye geçmenin, yol haritalarını hazırlamaları hayati önem taşımaktadır. Al Gore’un “Küresel Denge” ve “Gelecek” kitaplarında vurguladığı gibi, Yeşil ekonomi, yeşil üretime, yeşil tüketime, yeşil enerjiye, yeşil yönetime odaklanan ülkelerle, kurumlarla ve kuruluşlarla inşa edilir. Kırmızı ekonomi sınırsız büyümeye, Yeşil ekonomi sınırlı büyümeye dayanır. Çünkü sonlu dünyada, sonsuz büyüme olmaz.
*
Ekonomik, siyasal ve kültürel hayatta, kırmızı orantısız gücün, yeşil dengeli gücün simgesidir. Kırmızı ekonomi tek ortaklı, büyük kuruluşların doğurduğu dengesizlikten, Yeşil ekonomi çok ortaklı, küçük kuruluşların oluşturduğu dengeden beslenir. Birinde hayatın değişik boyutlarında, eşitsizlikler hızla büyürken, birinde eşitsizlikler yavaş yavaş azalır. Kırmızı ekonomi sürekli sorun doğuran, doğrusal ekonomik büyümenin peşinde koşarken, Yeşil ekonomi çözüm üreten sürdürülebilir döngüsel ekonomik büyümenin peşine düşer.
*
Bütün dünyanın ekonomik, kültürel, siyasal, çevresel krizlerle, eğitim ve sağlık sorunlarıyla, karşı karşıya olduğu çalkantılı bir yüzyılda, çıkış yolu düşünülmeyeni düşünmektir, görülmeyeni görmektir, bilinmeyeni bilmektir ve yapılmayanı yapmaktır. Yeni yüzyıl tokgözlülüğün, tutumluluğun, özverinin ve özgeçinin yüzyılı olacaktır. Gösteriş harcamalarına ve savurganlığa dünya ölçeğinde savaş açılacaktır. Savaş sürecinde, düşünceler, yaklaşımlar, değerler, üretim ve tüketim kalıpları, bütünüyle baştan sona değişecektir.
*
Yeşil ekonomi Adam Smith ya da Karl Marx’ın, yolunda olan ekonomi değil, onların önünde, tabiatın ve hayatın yanında, yer alan doğal ekonomidir. Yeşil ekonomide dünya, yerüstü ve yeraltı zenginlikleriyle, bedelsiz doğal kaynak deposu olarak görülmez. Kırmızı ekonominin yarışı savaşa dönüştüren ekolojik yapısına karşı, Yeşil ekonominin yarışı barışa dönüştüren ekolojik yapısı vardır. Kırmızı ekonomide çözüm üreten paradigma, Yeşil ekonomide sorun üreten paradigmaya dönüşmüştür.
*
Dünyada Kırmızı ekonomi yüzyılından, Yeşil ekonomi yüzyılına geçiliyor. Artık Kırmızı ekonominin doğrusal büyümeyi özendiren varsayımlarıyla, küresel krizlerin üstesinden gelmek ve gelir dengesizliğinin yol açtığı, savurganlığın önüne geçmek çok zordur. İşsizlik ve yoksulluk sorunlarının, büyük boyutlara ulaştığı bir dünyada, Kırmızı ekonominin kitlesel üretim yöntemlerinden daha çok, Yeşil ekonominin kitlelerin katıldığı üretim yöntemlerine ihtiyaç vardır.Yeşil ekonomide önemli olan, sürekli büyüme değil, sürdürülebilir büyümedir.
*
Kırmızı ekonomi “Milletlerin Zenginliği”ne ve “Kapital”e dayanmıştır.Yeşil ekonomi “Mesnevi” ve “Mukaddime”ye dayanacaktır.
*
Kırmızı ekonominin tek boyutlu yöntemleriyle,Yeşil ekonominin çok boyutlu sorunlarını çözmek mümkün değildir.
*
Kırmızı ekonomideki alışveriş merkezlerinin yerlerini, Yeşil ekonominin çarşılarına bırkacaklardır.