YAPICILIK HAYATI BİLMEKTİR YAPICILIK KÜLTÜRÜ BİLMEKTİR YAPICILIK EKONOMİYİ BİLMEKTİR
Toplumların ekonomik, siyasal ve kültürel dünyalarında, yapıcılıkta yarışan kuruluşlar vazgeçilmez bir yer tutarlar. Onlar bütün toplumların, temel taşlarını oluştururlar. Onların başarısında, yapıcılığın büyük payı vardır.Her toplumda sıradışı başarılar, çalışanlarının el ele verdikleri, görevleri ve sorumlulukları paylaştıkları, kuruluşlarla sağlanır. Yapıcı olan, yapıcılığı özendiren, yapıcılıkta yarışan kuruluşlar, toplumun bütün kesimlerine katkıda bulunurlar.
*
Üretimin her alanında, yıkıcılıktan daha çok, yapıcılığın benimsendiği kuruluşlarda, geçmişin bilgi ve bilgelik birikimlerinden yararlanılır, günün getirdiği fırsatlar değerlendirilir ve gelecekte yapılacaklar, ayrıntılı olarak planlanılır. Onlar yılların içinde oluşan birikimleriyle, insanlar arasında hem üretirken, hem tüketirken, yapıcılığı doruk noktasına ulaştırırlar. Onların bir bütün olan kültür ve ekonomi dünyalarında, sudan gelen sele giden, kazançların yeri yoktur.
*
Umair Haque’ın “Yeni Kapitalist Manifesto” kitabında vurguladığı gibi, petrol denizine sahip olan Suudi Arabistan, yapıcı kuruluşlara öncelik vermediği için, dünyada kalıcı izler bırakan kuruluşların, ev sahipleri arasına katılamamıştır. Kültürel gelişmeyle ekonomik büyümenin, yapıcı kuruluşlarla bütünleştirildiği ülkelerde, doğal zenginlikler bankalarda, paradan para kazanan paraya dönüşmeden, dünyayı büyük krizlerden korurlar. Onlar barış dünyasının, en büyük güvenceleridir.
*
On altıncı yüzyılda İspanyolar, Haque’ın anlttığı gibi, Peru’da buldukları gümüş dağlarını, yatırıma çevirerek yapıcı üretimde değerlendirmek yerine, karşılığında üretim olmayan ve büyük değer düşmesine yol açan paraya dönüştürerek, iki yüzyıl süren büyük bir durgunluğun yolunu açmışlardır. Ülkelerde yıkıcı büyümenin getirdiği güçle, çevresiyle savaşan kuruluşlardan önce, yapıcı büyümenin verdiği bilgelikle, çevresiyle barışan kuruluşlar, her dönemin çığır açıcı kuruluşları olurlar.
*
Yapıcı kuruluşların başarıları, her alanda yıkıcılığı önleyen, birlikte çalışmayı bilen, çevreleriyle sağladıkları barışcı iletişimden ve etkileşimden kaynaklanır. Onların güçleri ve etkileri, ürettikleri ürünlere ve hizmetlere, durmadan yeni değer kazandırmalarından kaynaklanır. Yapıcılığın önemine inanan, başarıyı yapıcılıkta arayan, yapıcı kuruluşlar, yapıcılığa sürekli yatırım yaparak, yıkıcılığın önüne, yapıcılıkla geçerler.Kuruluşlarda yıkılığa ben, yapıcılığa biz diyenler öncülük yaparlar.
*
Dünyanın bütün ülkelerinde, sorun üreten yıkıcı kuruluşların olumsuz etkileri, yapıcı kuruluşların çözüm üreten olumlu etkileriyle giderilir. Hangi ülkede olurlarsa olsunlar, bütün kuruluşlar, Türklerin Ergenekon’dan çıkış efsanesinde olduğu gibi, yapıcılığı geliştirmek için, bilinmeyen yollar, bilinmeyen yöntemler bulmak zorundadırlar. Kuruluşlarda yapıcılığın önüne çıkan, en büyük engel, en büyük düşman etiksizliktir, ilkesizliktir, açgözlülüktür,savurganlıktır.
*
Ekonominin her alanında, yıkıcı kuruluşlar sorun, yapıcı kuruluşlar çözüm üretirler.
*
Yapıcılık üretilen ürünlere, hizmetlere, bilgilere sürekli değer kazandırmaktır.
*
Sorun çıkarmak olumsuz, çözüm bulmak olumlu düşünme alışkanlığıdır.