HAYATIN BÜTÜN BOYUTLARINDA YENİLİK YAPMASINI BİLENLER ÜRETİM GÜÇLERİNİ BÜYÜTMESİNİ BAŞARIRLAR
Yaşanan yıllardan daha çok, yaşanılacak yılların önem kazandığı dünyada, ister otokratik, ister demokratik olsun, ülkeler ekonomik ve kültürel güçlerini korumak için, geçmişte geleceği görmek zorundadırlar. Artık bütün dünyada, yönetim ve üretim sorunları, yerel boyutları aşarak, küresel boyutlar kazanmıştır. Çok boyutlu küresel sorunların üstesinden, tek boyutlu yerel çözümlerle gelmek mümkün değildir.
*
Yirmi birinci yüzyılın bütün ülkelerinde, demokratik yönetim yanlılarıyla, otokratik yönetim yanlılarının yarışı yaşanıyor. Onlar med ve cezir dalgaları gibi, birbirlerini hem izliyorlar, hem etkiliyorlar. Batı ülkelerinde açık demokratik, Doğu ülkelerinde kapalı otokratik yönetimler benimseniyor. Ancak yeni yüzyılda, Çin gibi içine kapanan otokratik ülkeler, Hindistan gibi dışarıya açılan demokratik ülkeler karşısında zorlanıyorlar.
*
Yönetim bilimleri gibi, üretim bilimleri de sanatların en eskisi olmakla kalmamışlar, bilimlerin de en yenileri olmuşlardır. Herkesin etkilendiği, kimsenin denetemediği, ikibinli yılların başındaki gelişmelerle, bütün bilimlerde köklü dönüşümler yaşanıyor. İnsanlığın sonuna giden yolda, Komünizm’i öldüren, Kapitalizm’i dönüştüren tarihte, gelecek geçmişin tekrarı olmayacak, yaşananlar yaşanacakları açıklamaya yetmiyor.
*
Dünyanın her yanında, yönetilenlerin çoğunluğunun desteğini almak, demokratik yönetimlerin en önemli güç kaynağıdır. En güçlü yöneticiler güçlerini, yönetilenlerin hayatlarını kolaylaştırma ve güzelleştirme yolunda değerlendirmezlerse, kısa zamanda çoğunluğun desteğiyle birlikte, konumlarını da yitirirler. Bu yüzden Jean Jacques Rousseau, “En güçlü bile, yönetici olmak için, yeterince güçlü değildir” demektedir.
*
Demokratik ülkelerde yöneticiler, katılımcı yapılarla çoğunluğun desteğini almadan, hiçbir alanda yenilik yapamazlar. Bunun için John Dewey vurguladığı gibi: “Demokrasinin hastalıklarına karşı, en iyi tedavi yolu daha çok demokrasidir.” Ülkelerde ne kadar çok demokrasi olursa, o kadar çok yenilik yapılır. Demokrasilerde yenilikle gelen katılımla, hem nimetler paylaşılarak çoğaltılır,hem külfetler dağıtılarak azaltılır.
*
Ülkeler geçmişin yaklaşımlarıyla, bilinmeyen yenilikler yapamazlar. Yen dünyada Doğu’dan Batı’ya, bütün ülkeler birbirleriyle yenilikte yarışmak zorundadırlar. İletişim ve etkileşim alanındaki gelişmeler, yenilik yapmayan otokratik yönetimler için tehdittir, demokratik yönetimler için fırsattır.Yeniliklere kapalı otokratik yönetimler, ne yaparlarsa yapsınlar,Yirmi birinci yüzyılın dünyasında, kendilerine kalıcı bir yer bulamazlar.
*
Yeniliklerin kapıları, geçmişten geleceğe bakmasını ve risk almasını bilenlerle aralanır.
*
Yeniliklerle geçmişte bilinmeyenlerin, gelecekte bilinmesinin yöntemleri öğrenilir.
*
En yararlı yenilik herkesin hayatını, zorlaştırmadan kolaylaştıran yeniliktir.