HAYATIN HER ALANINDA GÜLER YÜZ TATLI SÖZ ORTAMI OLUŞTURMA
Kuşkulardan, korkulardan, kötümserliklerden kurtulmanın yolu, hayatın her aşamasında, düşünceyi eylemle, eylemi düşünceyle güçlendirmekten geçer.
*
Ömür boyunca öğrenmede yere, zamana, yaşa bakılmaz, öğrenme yoluna düşülür. İnsanlar öğrenmesini öğrenmeyi, daha yaşanır, daha güzel, savaşsız bir dünya arayışında öğrenirler. İnsanlar hayatlarının her aşamasında, öğrenmeyi ve öğretmeyi canlı tutan, güçlü üretim ve sağlam yönetim yapısına ihtiyaç duyarlar.
*
Çok boyutlu düşünce ve eylem ortamlarında, yeryüzünden gökyüzüne uzanılır, yeryüzüne gökyüzünden bakılır. Arayış içinde olanlar, sınırlılıktan sınırsızlığa geçmenin, ölümlülükte ölümsüzlüğü yakalamanın sırlarını öğrenirler. O sırlarla iki dünyayı birbirine açan insanlar, bir sayfayla kırk sayfa, bir kitapla kırk kitap anlatma gücüne ererler.
*
Düşüncenin olduğu kadar, eylemin de temelinde sözün özü, özün sözü vazgeçilmez bir yer tutar. Düşünceleriyle ve eylemleriyle, akılları hem başlarında, hem gönüllerinde olanlar, hayatın her alanında, sürekli tekrarlanan, durmadan yorumlanan kalıcı sözlerin özlerini, özlerin sözlerini bırakırlar. Onlarla geçmişin sözlerinin özleri geleceğe taşınırlar.
*
İnsanlığın yüzyıllar içinde oluşan sözlerinin özlerini, geçmişten geleceğe taşımanın gücünü kavrayanlar, hiç ölmeyecekmiş gibi öğrenirler, hemen ölecekmiş gibi öğretirler. Onların sözlerini yalnızca insanlar değil, Yunus’un şiirleri gibi, denizlerde balıklar, göklerde kuşlar okurlar. Onlar sözü öze, özü söze dönüştürerek, bütün canlılara seslenirler.
*
Öğrenmeyi öğretmeyle, öğretmeyi öğrenmeyle, özleriyle sözlerini, sözleriyle özlerini özdeşleştirmesini bilen, özleriyle sözleri bir olanlar bütünleştirirler. Onlar yüzyılların bilgi ve bilgelik birikimini içselleştirerek, insanlar arasında ayrım gözetmeden, düşünceleri eylemlere, eylemleri düşüncelere, yansıtmanın yollarını gösterirler.
*
Çatışma ortamlarını, uzlaşma ortamlarına dönüştürmede, insanların ellerindeki silahların başında, içtenlikleri ve güvenirlikleri gelir. Onlarla açılmayan yollar açılır, aşılmayan dağlar aşılır. İnsanlar üretimlerinde ve yönetimlerinde ne kadar içten olurlarsa,ne kadar güven verirlerse, o kadar güçlü olurlar, o kadar geniş etki alanı oluştururlar.
*
Hayatın bütün alanlarında, insanların içten davranmaları, güvenilir olmaları karşısında, kötümser insanlar iyimser insanlara dönüşürler. Nasıl insanların gönüllerinin güzellikleri yüzlerine yansırsa, yüzlerinin güzellikleri de çevrelerine yansır. Güler yüzlerin, tatlı sözlerin karşısında, bütün kapılar açılır, hem gözler, hem alınlar parlar.
*
Güler yüzlülerin, tatlı sözlüleri düşünce ve eylem dünyalarında, her gün yeniden özler derinleşir, sözler zenginleşir.