Dünya barışının güvencesi Asya’dan Avrupa’ya giden Türkler gibi Doğu’dan alanlar Batı’ya verenler olacaktır

Türkiye yüzyılların içinde, Anadolu’da oluşan, kültürel ve ekonomik birikimiyle, hem bir Asya, hem de bir Avrupa ülkesidir. Türkiye’nin bin yıllık tarihinde, Asya’daki bilgi ve bilgelik birikimi kadar, Avrupa’daki düşünce ve eylem birikimi de önemli yer tutar. Türkler tarihlerinde hiçbir zaman ya Asya, ya Avrupa değil, hem Asya hem Avrupa demişlerdir. Türkler Asya’yı kültürün, Avrupa’yı ekonominin kaynağı olarak görmüşlerdir.

Okumaya devam et “Dünya barışının güvencesi Asya’dan Avrupa’ya giden Türkler gibi Doğu’dan alanlar Batı’ya verenler olacaktır”

Hem Doğu’nun hem Batı’nın ezeli ve ebedi bilgi ve bilgelik birikimini bütün boyutlarıyla düz kare dünyaya taşımak

Türkiye yüzyılların içinde, Anadolu’da oluşan, kültürel ve ekonomik birikimiyle, hem bir Asya, hem de bir Avrupa ülkesidir. Türkiye’nin bin yıllık tarihinde, Asya’daki bilgi ve bilgelik birikimi kadar, Avrupa’daki düşünce ve eylem birikimi de önemli yer tutar. Türkler tarihlerinde hiçbir zaman ya Asya, ya Avrupa değil, hem Asya hem Avrupa demişlerdir. Türkler Asya’yı kültürün, Avrupa’yı ekonominin kaynağı olarak görmüşlerdir.

Okumaya devam et “Hem Doğu’nun hem Batı’nın ezeli ve ebedi bilgi ve bilgelik birikimini bütün boyutlarıyla düz kare dünyaya taşımak”

Dünyaya barışı Doğu’yu ve Batı’yı iyi bilenler getirirler

İslam başta Batı olmak üzere, bütün dünyayı aydınlatacak, çok zengin kültürel kaynaklara sahiptir. Batı dünyasının Taoizm’e, Budizm’e ve Şintoizm’e büyük bir borcu yoktur. İslam söz konusu olduğunda, durum bütünüyle değişir. Batı’nın Müslümanlara olan borcu ödenemeyecek kadar büyüktür. Batı dünyasında, kültür adına ithal edilmiş ne varsa, hepsinin kaynağı, İslam dünyasının sınırsız hazineleridir.

Okumaya devam et “Dünyaya barışı Doğu’yu ve Batı’yı iyi bilenler getirirler”