Dünyaya barış getirmek “halksız demokrasi”lerin “seçilen krallar”ının değil edebiyatçıların görevidir

Dünya barışının mimarları Maurice Duverger”in, “Halksız Demokrasi”lerinin “Seçilen Krallar”ı değil, insanlığın “Seçilen ve Sevilen Edebiyatçılar”ı olacaktır. Edebiyatçı yazması gerekeni yazmaktan kaçınmaz. Çünkü, edebiyat hayattır, hayat edebiyattır. Bu yüzden eleştirel düşünmesini bilen edebiyatçı, çağının düşüncelerinden ve eyleminden sorumludur. Çünkü edebiyatta tartışılan, er ya da geç ekonomik ve kültürel hayatta karşılığı bulur. Edebiyat yaşanılan hayattan, yaşanılan hayat edebiyattan beslenir.

Okumaya devam et “Dünyaya barış getirmek “halksız demokrasi”lerin “seçilen krallar”ının değil edebiyatçıların görevidir”

Yunus yılında bilgi toplumlarını sevgi toplumlarına dönüştürecek temelleri atmak

Yunus yılı ilan edilen Yirmi birinci yüzyılın can alıcı en önemli sorunu, bilgi toplumlarının sevgi toplumlarına dönüştürülmesidir. İnsanlar daha çok kazanmak, daha çok harcamak için, dört elle sarıldıkları dış dünya kadar, iç dünyaya önem vermezlerse, sevgi toplumları olamazlar. Dünyada alan ellerin, veren ellere dönüşmeleri, yaşanılarak öğrenilen, öğrenilerek yaşanan, iç dünya barışını, dış dünya barışına yansıtmalarına bağlıdır. İç dünyanın enginliklerini bilenler, dış dünyanın zenginlikleri için savaşmazlar. İnsanların akıl gözleri gönül gözleriyle, görülmeyeni gören yetiler kazanır.

Okumaya devam et “Yunus yılında bilgi toplumlarını sevgi toplumlarına dönüştürecek temelleri atmak”

Her dönemde toplumların dönüşmesinde içe dönük savaşlar dışa dönük savaşlardan çok daha önemli olmuştur

İslam tarihinde bir dönüm noktası olan, Hicret’in üzerinden bir yüzyıl geçmeden, Müslümanlar dünyayı bir hilal gibi kuşatmışlar. Hilalin bir ucu Çin’e uzanırken, bir ucu Pirene’leri aşarak, Fransa’nın içlerine kadar ulaşmıştır. İslam’ın tarihte eşi ve benzeri görülmedik bir hızla genişlemesi, askeri bir üstünlükten daha çok Allah’a inanmanın, Son Peygamberine bağlanmanın verdiği güçten kaynaklanmıştır. Allah sevgisini kazanan insanları, hiçbir zaman, hiçbir yerde yarı yolda bırakmamıştır.

Okumaya devam et “Her dönemde toplumların dönüşmesinde içe dönük savaşlar dışa dönük savaşlardan çok daha önemli olmuştur”

Dünyaya açık duvarsız kapısız bir üniversite olan Mavera dergisi

İnsanlığın her gün daha yaşanabilir bir dünyaya uyanması için, kültür ve sanatın açık üniversiteleri olan, düşünce ve eylem dergilerinin sayılarının çoğalması, büyük önem taşır. Dergilerin sayıları ne kadar çok olursa, kültür ve sanat çalışmaları da o kadar zengin olur. Düşünce ve eylem dünyasının derinliği, dergilerin nitelik ve nicelik bakımından bolluğundan kaynaklanır. Ekonomik, siyasal ve kültürel hayatı, çevrelerinde büyük bir çekim alanı oluşturan, kültür ve sanat dergileri değiştirir. Söz konusu dergilerin sayıları az, ancak etkileri büyüktür. Onların toplumların bütün kesimlerine dönük eğitimler veren açık üniversitelerdir.

Okumaya devam et “Dünyaya açık duvarsız kapısız bir üniversite olan Mavera dergisi”

Dijital dünyada aranan erdemli devlet seküler kültürün çorak topraklarında bulunmaz

Devletlerin yönetimi ve yöneticilerin taşıdığı sorumluluklar, Doğu’da ve Batı’da yüzyıllardan beri, düşünürlerin tartıştığı konuların başında gelmiştir. İnsanlık Yusuf Peygamberle, devlette yönetimin ve üretimin önemini kavramıştır. Onun hayatında devlet hiyerarşisinde, yönetenlerle yönetilenler arasındaki ilişkilerde, doğruluğun, bilginin ve bilgeliğin ne kadar önemli olduğu görülmüştür. Batı’da Platon’dan, Thomas More’a ve Campenella’ya kadar düşünürler, erdemli devletin hayalini kurmuşlardır.

Okumaya devam et “Dijital dünyada aranan erdemli devlet seküler kültürün çorak topraklarında bulunmaz”

Kuruluşlar dünyasında hem gece hem gündüz olmasını bilmek

Çalışma alanları ne olursa olsun, bütün kuruluşların en başta gelen görevleri, hiçbir ayrım gözetmeden, bütün insanların hayatlarını kolaylaştırmaktır.Kuruluşlar üretikleri ürünlerle, verdikleri hizmetlerle ve geliştirdikleri bilgilerle,dünyayı hem yaşanır kılmak,hem güzelleştirmek için birbirleriyle yarışırlar. Kuruluşların yarşında aranılan bulunur.Dünyada iyilik arayan kuruluşlar güzellik bulurken, kötülük arayan kuruluşlar çirkinlik bulurlar.

Okumaya devam et “Kuruluşlar dünyasında hem gece hem gündüz olmasını bilmek”

Kültürle ekonomide üretime ve yönetime yeni açılımlar kazandırmak

Mesnevi ile Mukaddime ile yoğurulan toplumların kültüründe, insanın üretime uzak durması ve sermayenin üretimin dışında kalması istenmez. Yuvarlanan taşın yosun tutmadığı gibi, çalışan ve üreten insan yoksul düşmez. Nasıl işleyen demir parlarsa, üretimde değerlendirilen sermaye de getiri sağlar. Bu yüzden bir ülkenin, üretim gücünü büyütmede, sermaye önemli olmakla birlikte, hiçbir zaman yeterli olmaz.

Okumaya devam et “Kültürle ekonomide üretime ve yönetime yeni açılımlar kazandırmak”

Mesnevi bir sayfası bin sayfa olan bitmez tükenmez hazinedir

Her kitabın etkisi, kendinden önce yazılan, düşünce ve eylem dünyasına yeni boyutlar kazandırmış, sıra dışı kitaplardan gelir. Yüzyılların içinde önemini hiç yitirmeyen, bugün yazılmış gibi, yeni olan kitaplar, bütün insanlığın bilgi ve bilgelik birikiminden yararlanırlar. Onlar her yüzyılda yeniden doğarlar, hiç kimse onları tekrar tekrar okumaktan, tekrar tekrar yorumlamaktan usanmaz. Dönemin aklının özü, gönlünün özeti olan Mesnevi, söz konusu kitapların başında gelir. Her sayfasına bin sayfa sığdırılan kitaptır.

Okumaya devam et “Mesnevi bir sayfası bin sayfa olan bitmez tükenmez hazinedir”

Mevlana Mesnevi’siyle bilgiyi bilgeliğe dönüştüren sürekli yeni sözler söyleyen bilgeler bilgesidir

Anadolu insanı kimliğini oluşturan, bin yıllık tarihiyle birlikte yaşar. Her Anadolu insanı bin yıl yaşamış gibi, bilgi ve bilgelikle yüklüdür. Bütün insanları sevgiye, saygıya, kardeşliğe ve kurtuluşa çağıran Mesnevi, Anadolu insanının yanında taşıdığı vatanıdır. Mesnevi bütün insanlığa Yitik Cennet’in yolunu gösteren kutup yıldızıdır. Dünyada bilgelik kaybolsa, Asya’dan Avrupa’ya Mesnevi okuyarak giden Anadolu insanı, bilgeliği yeniden bulur.

Okumaya devam et “Mevlana Mesnevi’siyle bilgiyi bilgeliğe dönüştüren sürekli yeni sözler söyleyen bilgeler bilgesidir”