Yeni yüzyılda dünya barışının güvencesi otokratik yönetimlerden önce demokratik yönetimler olacaktır

Avrupa’daki ve Amerika’daki saldırgan metafizik düşmanlığının, bütün dünyaya ödettiği en büyük fatura, dinle dünyayı birbirinden kesin sınırlarla ayırması olmuştur. Din ve dünya arasında aşılması zor tehlikeli mayınlar döşenmesi, Batı’da sekülerliği bir dünya dinine dönüştürmüştür. Ekonomik, siyasal ve kültürel hayat, kutsal değerlerden bütünüyle arındırılarak, fizik dünya metafizik dünyadan koparılmıştır. İki dünya arasındaki iletişim ve etkileşim kanalları baştan sona dinamitlenmiştir. Bu yüzden bütün dünyada, yeniden dinlere dönmenin sancıları yaşanmaktadır.

Okumaya devam et “Yeni yüzyılda dünya barışının güvencesi otokratik yönetimlerden önce demokratik yönetimler olacaktır”

Türklerin barış şehiri Kudüs’ü Amerika ve İsrail Avrupa ülkelerini peşlerine takarak savaş şehirine dönüştürdüler

İnsanlığın atalarının yitirdiği Cenneti dünyada bulmaları, seküler kültürün gökdelen ormanı şehirlerinden daha çok, kutsal kültürün insanlığın tarihiyle yaşıt kutlu şehirlerine önem vermelerine bağlıdır. İnsanlar seçilmiş ve seçilmemiş krallardan oluşan, ”Beş ülke” yöneticinin, bir “Savaş Cehennemi”ne dönüştürdüğü dünyayı, bir “Barış Cenneti”ne dönüştürmeyi, ülkelerin ellerinde silah taşıyan ordularından değil, kutsal kültürün ellerinde gül taşıyan gönül önderlerinden bekliyor. Dünyanın her yerinde barışın, en önemli güvencesi Mevlana gibi, Yunus gibi büyük gönül fatihleri olmuştur.

Okumaya devam et “Türklerin barış şehiri Kudüs’ü Amerika ve İsrail Avrupa ülkelerini peşlerine takarak savaş şehirine dönüştürdüler”

Yeni fatihleriyle dünyanın her ülkesinde olmayan ülkeler kare dünyada varlıklarını koruyamazlar

Atlantik Okyonusunun bir yakası Avrupa, bir yakası Amerika’dır. Avrupa Amerika’yı, Amerika Avrupa’yı zenginleştirmiştir. Amerika’sız Avrupa, Avrupa’sız Amerika olmaz. Beş yüzyıl boyunca, Amerika Avrupa’nın kızıl elması olmuştur. Amerika’da, Avrupa’da yaşayanlardan daha çok Avrupa’lı yaşıyor. Ruslar Avrupa’dan önce Asya, Türkler Asya’dan önce Avrupa üzerinde yoğunlaşmışlardır.

Okumaya devam et “Yeni fatihleriyle dünyanın her ülkesinde olmayan ülkeler kare dünyada varlıklarını koruyamazlar”

Her şeyin aktığı sınırsız kare dünyada Habil’in çocuklarıyla Kabil’in çocukları birlikte yaşarlar

Dünyanın hiçbir yerinde kültürler, bulundukları yerde durmazlar. Kültürler de nehirler gibi akarlar. Her şey akar, toplumlar, tarihler, düşünceler ve kültürler. Kültürlerin tarihinde “Oluklar çift”, birinden kutsal kültürler akarken, birinden de seküler kültürler akar. Geçmişten geleceğe olan bu akışta, kültürler birbirleriyle hem yarışırlar, hem çatışırlar. Ekonomik, toplumsal ve siyasal canlılık, kültürlerin birbirleriyle yarışmalarından ve çatışmasından kaynaklanır.

Okumaya devam et “Her şeyin aktığı sınırsız kare dünyada Habil’in çocuklarıyla Kabil’in çocukları birlikte yaşarlar”

Duvarsız kapısız çatısız kare dünyada gizlilik yoktur herşey görülür bilinir duyulur

Yirmibirinci yüzyıl bütün dünyada, herkesin kameralarla izlendiği, televizyon ekranlarında görüldüğü bir yüzyıldır. Küre yuvarlak dünya, gece ve gündüz farkının olduğu, gece kimsenin kimseyi görmediği bir dünyadır. Kare düz dünya ise, gece ve gündüz farkının olmadığı, herkesin herkesi her saat gördüğü bir dünyadır. Küre dünyada yalnızca gündüzler, kare dünyada hem gündüzler, hem geceler geceler aydınlıktır. Kapısız dünya, gizliliği olmayan bir dünyadır.

Okumaya devam et “Duvarsız kapısız çatısız kare dünyada gizlilik yoktur herşey görülür bilinir duyulur”